Etiketler

,

TAHT KAVGALARI

İlkbahar sezonunun bombası “Game Of Thrones” dizisi. Belki de tüm sezonun en büyük bombası kendisi.

Henüz bir kaç bölüm olmasına rağmen beni ekran başına kilitlemeyi başaran ve her hafta merakla bekleten fantastik bir dizi “Game of Thrones”; George R. R. Martin’in “A Song of Ice and Fire” isimli epik-fantastik seri kitaplarından uyarlama. Kitapları okumadım ancak orklar, elfler, büyücüler ve sihir dolu maceralar bekleyenleri önceden uyarayım. Dizide bunlar yok (henüz yok) ancak zeki kurtlar, ejderha yumurtaları ve devasa, buzdan bir duvarın ötesindeki bilinmeyen düşman gibi detaylar bizlere gerçeküstü tehlikelerin yakın olduğu işaretini veriyor.

Hikaye, Yedi Krallık diye anılan bir kıtada geçiyor, kralın sağ kolu ölünce Stark evinin Lordu Eddard Stark (Yüzüklerin Efendisi’nin Boromir’i Sean Bean, bu fantastik seride de şu ana kadar harika bir oyunculuk sergiliyor,  adeta döktürüyor) kral tarafından bu göreve atanıyor ve krallığın merkezine çağrılıyor. Elbette bu göreve atanması başta kral olmak üzere, krallığın tüm tehlikelere karşı korunmasından sorumlu olması anlamına geliyor. Krallık ise tahtı isteyen kaçak asiller, duvarın arkasındaki bilinmeyen, saray içi entrikalar gibi pek çok tehdit ile karşı karşıya. Kahramanımızı zorlu bir görev bekliyor.

Ana hikayeyle paralel bir şekilde anlatın farklı pek çok öykü de mevcut; Stark’ın çocukları, onları koruyan kurtlar, ne olduğu ve nasıl yapıldığı bilinmeyen ancak buzdan bir duvar olarak yüzlerce metre yükselen bir yapıda, dile bile getirilmeyen bir tehlikeye karşı  nöbet tutan Gözcüler, tahttan sürülmüş ve barbarların yardımıyla tekrar tahtı ele geçirmek için kız kardeşini barbar klan lideriyle evlendiren hırslı soylular, cüce prensler, ensest ilişkiler, piç evlatlar (soylu erkeklerin soylu olmayan kadınlardan peydahladıkları çocuklar)…  Dizi aslında karanlık ve sert bir yüzey barındırıyor fakat bunun uzun vadede avantaja mı, dezavantaja mı dönüşeceğini izleyip göreceğiz.

Oyunculukların çok başarılı olduğunu belirtmek gerekiyor. Özellikle Lannister kardeşlerden cüce olanı canlandıran Peter Dinklage, daha evvel Terminatör dizisinden Sarah Connor olarak tanıdığımız Lena Headey ve elbette Sean Bean, yalnızca birer karakter olmaktan çıkıp sanki gerçekten o çağa ve o dünyaya aitlermiş gibi rahat bir şekilde ekranda arz-ı endam ediyorlar.

Bu aralar fantastik dizi hasretimizi ziyadesiyle gideren, ilk bölümlerinde beni hayal kırıklığına uğratan Camelot gibi dengesiz değil de gayet sağlam adımlar atarak kurgusunu oluşturan merak uyandırıcı bir çalışma Game Of Thrones. Türüne takılıp da kalmayın, dizi izlemeyi seven biriyseniz mutlaka göz atın, pişman olmayacaksınız.

Not: Etkileyici girişi (introsu) da ayrı bir seyirlik…


Reklamlar