Etiketler

, , ,

The Mentalist

“Mentalist” kelimesi dilimize zihin uzmanı, akıl üstadı gibi tamlamalarla çevrilebilir. Keza başrolümüz de eskiden “medyum” gösterileri yapan, aslında insanların tavırlarından, kelimelerinden ve tepkilerinden ruh hallerini okumakta ustalaşmış bir uzman. Bir şovu esnasında bir seri katile meydan okuyunca olanlar oluyor ve kendi egoizmi yüzünden ailesini kaybediyor. Tüm yeteneklerini kullanarak polisle (Kaliforniya Araştırma Bürosu) çalışıp ailesinin katilinin peşine düşünce aslında pek çok olayda büyük yararı olduğu keşfediliyor. Elbette pek çok olayı çözüp pek çok katili adaletle tanıştırsa da ailesinin katilini bulamıyor; ki kendini Red John (Kızıl John) olarak adlandıran bu katil de çeşitli bölümlerde yüzünü göstermeden ortaya çıkıp cinayetlerine devam ediyor.

Dizi her bölüme farklı cinayetleri çözerek ilerleyen sabit bir formüle sahip olsa da ilginç cinayetler, kim olduğu belli olmayan ve yakalayamayan Kızıl John’un peşindeki acı dolu Mentalist ile kurulan sürükleyici bir dinamiğe sahip. Elbette bir açıdan bakınca Hollywood’un klişe ancak çok kazandıran formüllerinden biri olarak görülse de (Kaçak’ın kovalayanı olmak) iyi bir senaryo yazımı ile hala gayet etkili olduğunu kanıtlıyor.

Dizinin en büyük artısı başrolündeki “The Guardian” dizisinden de hatırlayacağınız Simon Baker’ın olması. O sempatik gülüşü ve tavırları ile maharetli ve sevilen bir oyuncu zaman zaman adeta tek başına diziyi sırtlayıp götürüyor. Elbette buradan kadronun diğer oyuncu ya da karakterlerinin zayıf olduğu izlenimi çıkmasın keza aksine bir polisiye dizisine göre gayet başarılı bir oyuncu seçimi söz konusu.

Diziyle ilgili ilginç bir detay da her bölümün isminde kırmızı kelimesinin ya da kırmızı kelimesini çağrıştıracak kızıl, kan gibi kelimelerin mutlaka kullanılıyor oluşu.

Not: Diziyle ilgili daha detaylı inceleme ve bilgi “Hayatımızı Değiştiren Unutulmaz Diziler” isimli kitabımda…

Reklamlar