Etiketler

, , ,

Savaş Yıldızı Galaktika (Battlestar Galactica)

1978’deki değil 2004 yılında yayınlanmaya başlayan yeni seriden söz edeceğim. İnsanoğlu, evrenin bir ucunda kendi yarattığı Cylon robotlara karşı yenilgisinden sonra hayatta kalma mücadelesi veriyor ve yardım umuduyla yıllar önce kendilerinden ayrılan 13. koloni olan “Dünya”yı arıyor.

Cylonlar, insanoğlunun başta savaşmak üzere çeşitli işlerini yaptırmak için kullandıkları robotlar ancak isyan etmişler ve insanlar tarafından evrenin uzak ucuna sürülmüşler. Yıllarca sessizlik içinde olan robotlar inanılmaz bir dönüş yapıyor; insanoğlunun yaşadığı 12 farklı gezegeni eş zamanlı olarak bombalıyor ve yaşanılmaz hale getiriyorlar. Hayatta kalanlar ise yörüngedeki birkaç uzay gemisine sığınabilenler.

Başlarındaki savaş gemisi Battlestar Galactica ile hayatlarını kurtarmaya çalışan yaklaşık elli bin kişilik uzay gemileri konvoyu ve peşinde Cylon savaş gemileri ile heyecanlı bir kaçış ve hayatta kalma maratonu şeklinde dizayn edilmiş dizi; tamamen etten kandan, insanların arasında dolaşan Cylonların da bulunması ve paranoyanın da artması ile, toplumsal yapılanmasını korumaya çalışan ve varlığını sürdürme mücadelesi veren insanoğlu konusuyla eşsiz bir seyirlik sunuyor. Her ne kadar sık sık karakterlere odaklanıp da bir “Soap Opera” yani Pembe Dizi kimliğine kaysa da soluksuz kendini izlettiren bir bilimkurgu-gizem dizisi Battlestar Galactica. Gizem dizisi çünkü dünyayı ararken din ile bilim arasındaki ince çizgi eriyor, ruhani kaynaklardaki bilgilere başvuruluyor ya da en önemli karakterlerden birinin bir anda “Cylon” olduğu anlaşılabiliyor. Döneminin en başarılı dizilerinden olan Battlestar Galactica için söylenecek bir çift laf kalıyor; eşsiz ve ilgi çekici.

Reklamlar