Etiketler

, ,

Yakışıklı, karizmatik ve zeki(?) bir vampir; kafası karışık, intihara en meyillisinden arızalı mı arızalı kız arkadaşı…

Evet itiraf ediyorum. Alacakaranlık filmlerini izledim, hem de ikisini birden… Keşke izlemeseydim. Hayatımın dört saati heba oldu resmen. Çok şükür ki ikisini arka arkaya izlemedim, o zaman ne hale gelirdim bilmiyorum?

Söze kitaptan başlamalı, en azından yazarı aklarım belki… Yakın zamanda ikinci filmi izlediğim için çoğunlukla onun üzerinde duracağım. Kitapları okumamış olduğum için Stephenie Meyer’in başarısını sorgulama hakkını kendimde görmüyorum. Gün ışığında dolaşabilen vampirler, istediği zaman kurda dönüşebilen kurtadamlar gibi karakterleri imrenilesi hale getirerek hem farklı bir bakış açısı sunuyor hem de tüm jargonu baltalıyor. Filmde de gözümüze sokulduğu gibi Romeo ve Juliet jargonundan fazlasıyla sosladığı içeriği bence beklenen sona bağlayarak kalburüstü bir eser ortaya koyabiliyor… Tüm yapabildiği de ne yazık ki bundan ibaret…

Filmlere bakacak olursak birkaç görsel efekt, bir kaç şaşaalı geçiş ve bolca yüzlere yapılan kesmeler ve uzun, anlamsız bakışlar… İçi bir türlü dolmayan senaryo boşlukları ve ite kaka ilerleyen çözümler…

Peki gençler neden sevdi bu seriyi bu kadar?

1. Arıza başrolle kendilerini bütünleştiriyorlar, bu bir başarı sayılabilir.

2. Ölümsüz, yakışıklı ve güçlü bir kahraman olmak (ya da kahraman bir sevgiliye sahip olmak) istiyorlar. Çünkü nedense vampirlerimiz bu sefer o kadar ‘kısıtlı’ değil.

3. Aşk her zaman satar.

4. Oyuncuları en güzelinden, en yakışıklısında, şöyle kaş göz süzeninden, kaslarını oynatanından seçelim ki film çöp olsa da en azından oyunculara bol bol bakarlar mantalitesi.

Bana göre; kötü oyunculuk mu desem, o gözlerini patlata patlata bakan vampir arkadaş mı desem, zaman doldurmak için edilen boş sözler mi desem… Valla ne desem boş gibi geliyor. İçimi rahatlatan tek şey dünyanın pek çok yerindeki sinema eleştirmenlerinin de benimle hem fikir olması. Yine de bir vizyon başarısı söz konusu, sinemaları doldurma becerisi söz konusu, eh bu konuda saygı duyuyorum sadece. Yoksa Twilight serisini sevmeyi denedim, vallahi denedim. Gençliği anlamak, başarısının deşifresini çözmek istedim ama başaramadım. Ne sevmeyi, ne de başarılı görmeyi başaramadım…

Film nasıl bitsin istedim biliyor musunuz?

Blade gelsin, hepsini kessin…

Reklamlar