Etiketler

, , , , , ,


Bir vampir, bir kurt adam ve bir hayalet aynı evde yaşamaya başlar…

Böyle ifade edildiğinde bir fıkranın girişi gibi dursa da aslında sözünü ettiğim BBC’nin ikinci sezonuna başladığı fantastik bir dizi; Being Human (İnsan Olmak). Malum İngilizler’in sezon anlayışı 6 ila 12 bölüm arası olduğundan henüz on bölümü falan yayınlanmış durumda. İlk iki bölümünü izleme şansı buldum ve kısaca bahsetmek istedim.

Öncelikle konu ilgi çekici ve gerçekten de merak uyandırıcı. Öldüğü (ya da öldürüldüğü?) evde hapsolmuş bir hayalet, onu görebilen bir vampir ve bir kurt adam kiracıyla birlikte tekrar hayata tutunacaktır. (tabi bu mümkünü olmayan bir tabir olsa da sanıyorum niyeti anlaşıldı.) Yani tekrar çevrede olup bitenleri takip etmeye başlayacak, insani duygular yaşayacak ve yeni dostları için endişelenecektir bu sevimli hayalet hatunumuz. (Böyle güzel ve sempatik hayaletlerin ev içerisinde dolaşmasına kimsenin itirazı olacağını zannetmiyorum.)

İskoçya’daki bir gezi sırasında bir kurt adamın saldırısına uğradıktan sonra “baş etmesi güç özellikler” kazanan George ise büyük bir kazada sevgilisini kaybetmiş ve lanetiyle yaşamaya çalışmaktadır. Dolunay yükseldiğinde kendini çıkamayacağı yerlere kilitleyerek ve insanlardan uzak durarak zararsız bir kurt adam olma uğraşındadır.

Kendi klanından uzaklaşan ve içindeki canavarı reddedip insanları korumaya çalışan vampir Mitchell’i ise hem mafya gibi örgütlenmiş vampirlerle, hem de yeni dostları olan kurt adam George ve hayalet Annie’nin sorunları ile uğraşmak zorunda kalacaktır.

Vampirimiz yine karizmatik ve kan içmemek için kendinle çatışma halinde ortalıkta kimliğini reddederek dolaşıyor. Kurt adamımız zavallı ve inek George ise kurt adam heybetinden ziyade evin köpeği modunda takılıyor. (en azından izlediğim bölümler içinde şöyle delikanlı bir çıkış yapıp da birilerinin boğazına sarılsana diye söylenip durdum, koskoca kurt adamsın gümüş kurşundan gayrı kim tutar seni…) Hayaletimiz ise sürekli bir dırdır ve psikolojik bunalım içerisinde dokunmayı, öpmeyi, yemeyi ve içmeyi özlüyor…

Dizinin diğer örneklerinden ayrıldığı nokta komedi, macera, gizem ve dramı harmanlarken arada bir de gerilime göz kırpması. Yani çok yönlü bir izlek var elimizde. Ayrıca yine aynı nokta onun zayıflığını oluşturuyor çünkü ne yeterince güldürebiliyor, ne yeterince heyecanlandırabiliyor, ne de yeterince gerip sürükleyebiliyor. Buradan yetersiz bir dizi olduğu izlenimini algılamayın lütfen. Farklı türleri bir arada barındıran başarılı bir çalışma Being Human. İlerisinde ne olacağını tahmin etmeye yetecek veri yok henüz elimde ancak iyi ya da kötü ilk sezonu tamamlamayı düşünüyorum.

Konu ilginizi çektiyse bir iki bölüm izleyin derim ancak hala güneş ışığında dolaşabilen vampirlere ısınmış değilim ben… Bir de şu kurt adamları bu kadar zavallı yapmanın ne alemi var?

Dip Not: Yakında Amerikan versiyonu da gösterime girecekmiş… (Yakında dediğim 2011’i bulur herhalde…)

Reklamlar