Etiketler

, , , , , ,

flash-forward-abc

 

Flashforward, Yeni Lost Mu?

Adam, ters dönmüş bir arabanın içinde uyanır.

Aksayarak dışarı çıkar ve bütün şehrin mahşer yerine dönmüş olduğunu görür.

Dünyadaki herkes tamı tamına 2 Dakika 17 Saniye süren kitlesel bir baygınlık geçirmiştir.

Bu sürede havadaki uçaklar düşmüş, arabalar çarpışmış, pek çok irili ufaklı kaza meydana gelmiştir. Buna bağlı olarak da yüz binlerce ölüm gerçekleşmiştir.

Üstüne üstlük baygınlık anında herkes altı ay sonraki gelecekte kendinin ne yaptığını görmüştür. İnsanların gördüğü hikayeler birbirini tutmaya ve böylesine kitlesel bir baygınlığın tekrarlanmasından korkmaya başlayan uzmanlar “Mozaik” ismini verdikleri araştırmayı başlatırlar.

Peki, bu baygınlığa ve iki dakikalık medyumluğa ne sebep olmuştur?

Uzaylılar mı? Bilimsel bir deney mi? Yoksa Tanrı reset butonuna mı basmıştır?

Yukarıda bahsi geçen konu “abc” kanalının “Flashforward” isimli yeni dizisine ait. Geçenlerde ilk iki bölümünü izleme şansı buldum ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Lost’un ayak izlerini neredeyse birebir takip eden bir dizi var karşımızda. Sadece takip etmekle kalmadığını da eklemeliyim. Dizinin daha yedinci dakikası dolmadan bir sahnede arabanın park ettiği bir binanın duvarında “Oceanic Airlines” reklamı görüyoruz. Bu yalnızca Lost’a atıf için kanalın kullandığı bir reklam olabileceği gibi “Flashforward”ın aslında Lost dünyasına paralel bir dizi olduğuna da işaret ediyor olabilir.

Yeni dizimizde de gizemli bir numaramız var: 137. Yani insanların baygın kaldığı 2 dakika 17 saniyedeki toplam saniye sayısı. Neden 137?

Dizinin yeni bölümleri yayınlandıkça yeni bir Lost mu izliyoruz yoksa elimizde zayıf bir taklit mi var göreceğiz ancak bana bu diziye zaman ayırma cesaretini veren; dizinin senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık koltuğunda oturan David. S. Goyer, ki bilenler son işi olan “The Dark Knight”ın senaryosundan kendini hatırlayabilirler.

Dizinin başarısı hakkında yorumda bulunmak için henüz erken olsa da gizem severleri her hafta yeni soru işaretleriyle karşılaşmaları için ekrana (ya da internet başına) çağırmak için erken değil. İleriki bölümlerde tutturduğu çizgiyi korur ve içi doldurulursa, daha şimdiden bazı sitelerde sorulmaya başlamış olan diziyle bağlantılı pek çok sorunun içinde kendimizi kolayca kaybedebiliriz ancak kimse haftada 45 dakikaya hayatın sırrını vermez, bunu da unutmamak gerek.

Dizinin sorguladığı hususlardan bir kaçı; Kaderi değiştirebilir miyiz? Geleceği görebilir miyiz?  Bilinç düzeyinde zaman yolculuğu mümkün mü? Schrödinger’in kedisi ne görmüştü? Geleceği bilmek bizi o geleceğe mi yoksa alternatif bir geleceğe mi taşır? Tüm dünyadaki insanları aynı anda ne etkileyebilir?

Dipnot: Sadece yurtdışında değil ülkemizde de daha şimdiden dizinin hayranları tarafından internet sayfaları açılmaya başlanmış…

Dipnot 2: Lost dizisinin Penny’si(Sonya Walger) ve Charlie’si(Dominic Monaghan) de bu dizide farklı karakterlere hayat veriyorlar.

Reklamlar