Etiketler

, ,

artemis-fowl

 

Her Tür Yaratığın Başına Bela Bir Hırsız: Artemis Fowl

Artemis Fowl, kütüphanemin bir köşesinde bir süredir sessiz sakin bekliyordu. Stockholm’e yerleşen bir dostum kütüphanesinin yarısını bana bıraktığından beri okumak için sıra bekleyen kitaplar ciddi bir hacim oluşturmaktaydı.

Geçen hafta, elim kitaba gitti. İtiraf ediyorum arada bir çocuk kitapları okuduğum olur. Özellikle daha önce okuduğum bir gençlik kitabı olan Terry Pratchett’in “İnsanlığı Ancak Sen Kurtarırsın!” kitabı bana hoşça zaman geçirttiğinden ve hayal gücünün zenginliği beni büyülediğinden son zamanlarda gençlik romanlarına sempatiğim bile diyebilirim. Oysa birkaç sene evvel gençlerin hoşça zaman geçirmeleri için yazılmış basit birer tür olduklarını düşünürdüm.

Artemis Fowl’u elime aldıktan sonra üç gün içerisinde bitirdim. Hele ki hem iş hem de sosyal bir yoğunluk yaşadığım dönemde bu süre normalde “bir gecede bitirdim” demek gibi.

Sanıyorum ülkemizde dört kitap yayınlandı. Ben yalnızca ilk kitabı okudum ama biz eskilerin deyimiyle ilk cilt “tam macera”, yarım kalan hiçbir yeri yok. Kitap daha ilk anda beni vurdu. (Düzenli çeviriye rağmen ufak tefek hataları ve çocuk kitabı olmasından mütevelli basit dilini göz ardı ediyorum.)

Artemis Fowl, gerçeküstü yaratıkları dolandırmayı kafasına takmış bir suç dahisi ve yalnızca 12 yaşında. Kitap kötü adamı (aslında iyi niyetli ancak kötü yolları kullanmayı tercih eden bir çocuk) baş karakter olarak seçme cesaretiyle büyük bir artıyı önce hak ediyor. Ondan sonra adım adım onu gözümüzde sempatikleştirirken iyi ve kötü kavramıyla bir güzel oynadığı gibi periler, goblinler, sentorlar gibi yeraltında insanlardan gizlice yaşamayı tercih etmiş sihirli yaratıkların bürokrasisi ve yaşam stilleri ile de insanlığın hal ve gidişatını ciddi alegorilerle ti’ye alıyor. Üstüne üstlük keskin derecede de yaratıcı. Zaman durduran kalkanlar, ateş topu fırlatan goblinler, fantastik dünyanın polisleri Leprauchanlar (LEPler), biyolojik bombalar ve dişleriyle kazdıkları taşı toprağı anında sindirim sistemlerinden geçirip pantolon kapaklarından atıveren cüceler…

Kaotik bir kakafoniyi andırsa da hesaplı bir matematik ve sistem içerisinde gelişip kendini sunan kitap; babası kayıp, annesi hasta ve aile mirası olan “yasal olmayan işleri” devralan zeki mi zeki başkahramanı ile Artemis Fowl bence son zamanlarda özellikle gençlik romanları arasında Harry Potter gibi popüler türevlerinden daha etkileyici. Devam kitaplarını okumadığım için bir yorum yapamayacağım ancak biraz çocuklaşmak, gerçeğin o daraltan duvarlarından atlayıp kaçmak için eğlenceli bir öneri. Ancak sonuçta sadece bir çocuk kitabı, kalıcı bir mesajı, edebi ya da felsefi bir derinliği yok.

Dip Not: Bir gün böyle keyifli ve ilginç bir çocuk kitabı yazmak isterim doğrusu ama henüz çocukları anlamak için biraz daha “büyümeye” ihtiyacım varmış gibi hissediyorum…

Bahadır İçel

Reklamlar