Etiketler

, , , , , , , , , ,

dead_snow_poster2

 

 

Kuzey Avrupa Korku Sineması Sınıfta Kaldı

Kısa bir süre önce Lat Den Ratte Komma In (Let The Right One In – İsveç’ten Bir Vampir Dramı Başlığında İncelenmiştir.) gibi orijinal bir filme rastlayınca son dönemde iş yapmış ve ilgi çekmiş Kuzey Avrupa korku filmi örneklerini izlemeye başladım.

Genel olarak Hollywood korku janrını kopyalayan Kuzey Avrupa Korku Sineması’nda konu orman, dağ, tepe gibi ıssız bir bölgede yalıtılan bir grup gencin gerçeküstü güçler ya da psikopat katiller tarafından tek tek öldürülmesi gibi kısır döngünün etrafında dönmekte. Ancak hakkını vermek lazım görsel efektler ve oyunculuklar hususunda Hollywood’u aratmayacak bir noktaya erişmiş durumdalar. Buna bir de gore (kan revan oranı da diyebiliriz) ve vahşet düzeyindeki yüksekliği de eklersek zannediyorum korku sevenler için alternatif bir diyar olabilir Kuzey Avrupa. Orijinallik ya da Dünya Sineması’na bir katkı bekleyenler ise uzunca bir süre daha bekleyecekler gibi.    

İşte sizlere Kuzey Avrupa’dan ensenizdeki tüyleri diken diken edecek birkaç öneri;

Fritt Vilt (Cold Pray)

fritt_vilt_x


Kayak yapmak için dağa çıkan gençlerden biri bacağını kırınca grup, dağın eteğindeki terk edilmiş bir otelde mahsur kalacaktır. Telefonlar çekmez, hava koşulları onların yola çıkmasına izin vermez. Tüm bu klişelere rağmen otelin apar topar terk edilmiş gibi duran hali, yanmış bir oda, kayıp eşyaların yığıldığı bir bodrum gibi merak uyandırarak gizemi ayakta tutan yapısı ne yazık ki sonuna doğru klişelerle çökmeye başlayınca verilmiş emeğe yazık demekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Ancak özellikle gençlerin oteli araştırdıkları kısım ve otelin garipliği biraz The Shining’i (Stanley Kubrick’in Stephen King uyarlaması olan) çağrıştırıyor.

Villmark (Dark Woods)

villmark-gjengen


Bu sefer ormandaki tekinsiz kulübemiz yeni işlerinde takım olmayı öğrenmek için bir araya gelen beş insanı konuk ediyor. Gençleri işe alan hırslı patronumuz hep birlikte sorunları çözelim kelamında dağlara tomruk taşıtmak, hayvan avlatmak falan derken hafiften sıyırtmaya, ceza olarak gençleri ağaçlara falan bağlamaya başlıyor. Tam bu esnada da yakındaki gölün kıyısında terk edilmiş bir çadır ve gölde de ölü bir kadın buluyorlar. Ormandaki neden kaçtığımızı bilmiyoruz ama birileri bizi kovalıyor havası ile bana Blair Witch Project’i hatırlatan ancak artan gizemini biraz dengesiz senaryo hamleleri ile sürdürdüğü için içine girmekte zorlandığım bir film Villmark. Kim bilir belki de Kuzey Avrupa havası bana yaramamış, filme fazla ısınamamışımdır.   

Dod Sno (Dead Snow)

deadsnow3


İzlediğim filmler arasındaki en eğlenceli aynı zamanda en absürt olanı Dod Sno olduğu için burada seçtiğim üç filmin arasına girmeyi hak etti. Tatil yapmak için dağ eteklerinde bir kulübeye giden bir grup arkadaşın karşısına zombi Nazileri çıkartacak kadar cesur bir yönetmenin filmini es geçemezdim. Hele ki bu zombiler yıllar evvel kaybettikleri altınların peşindeyse. Öncelikle zombi filmi hayranlarının ayıla bayıla seyredecekleri bir film olduğunu söylemek gerek. Sonlarına doğru dallara takılan bağırsaklardan tutun da apış arasından ısırılan insanlar gibi vahşette sınır tanımayacak bir noktaya ulaşan bu korku komedi örneği türün meraklıları için bir alternatif olabilir. Filmler hakkında dırdır eden Sinefil bir karakter, tuvalet çukuruna çekilerek öldürülen kadın, zombilerin inine dalan cesur kahraman… Zannediyorum daha fazla bir şey söylemeye gerek yok. Karşımızdaki bir Evil Dead değil elbette ama eğlenceli bir seyirlik.  Ancak benim anlamadığım, her şey bir avuç altın için; demek ki neymiş, insanlar ölünce de değişmiyorlarmış.

(Kuzey Avrupa’da olmasa da İngiliz Korku Sineması da aynı karakteri gösteriyor gibi, yine de Evil Aliens, Cottage gibi korku-komedi örneklerine göz atabilirsiniz. Birkaç yaratıcılık kırıntısı gözünüze takılacaktır.)

Reklamlar