Etiketler

, , , , ,

a_new_days_dawn_by_x_horizon

Önce Kendinizle Sevişin…

 

Her terk edildiğimde, her unutulduğumda, her yüreğime çarpan hüzünde anlayacağınız, yazma isteğiyle yeniden doğarım… Kelimeler benim kozam, çevreme ördüğüm duvarlar olurlar. Yalnızlığımın kalıcı şahitleri ve benliğimin dışarı akan kanı olurlar. Kendimi keşfetmeye devam eder ve kendime olan aşkımın bana yeteceğiyle kandırırım ruhumu… Oysa hiçbir zaman yetmez. Bilirim zaman gelecek ve yine aşık olacağımdır…

 

Çoğu zaman kuru bir teselli gibi gelir bu huyum bana. “Bir de şu açıdan bak, yazmak için ilham bulmuş oldun!” Ne de acınası bir teselli, sanki başka türlü yazamıyormuşum gibi. Aslında bir çoğumuzda bulunan bu korunma mekanizmasının bir çeşit yansımasından başka bir şey değildir bu davranış. Yalnız adamın ruhunun zevkleri için mastürbasyonudur bu… Elinize egonuzu alırsınız ve doruğa çıkana kadar okşarsınız…

 

Ancak ben bunun doğal olduğunu düşünüyorum. İnsan olmanın gereklerinden biri… Yemek, içmek, sevişmek gibi doğal bir ihtiyaç, bu dünya dediğimiz yolculukta. Kıstırıldığımız bu bedenin ve ruhun acınası ihtiyaçlarından biri… Hangimiz güzel bir söz duymayı, onaylanmayı ve tebrik edilmeyi istemeyiz ki?… En isyankarımız, en asimiz bile bir şekilde egosunun tatminini arar. Kimse bana sevdiklerini düşündüğü ve kendisinin önemli olmadığı yalanını atmasın. Elbette ki hepimiz değer verdiğimiz insanları önceliğimiz yapabiliriz. Ancak onlara gösterdiğimiz değerle yarı kutsanmış ruhumuza ilahi bir onay aramaktayızdır yine de.

 

Ayrılmak, sevdiğin, hayatının parçası olmuş birini geride bırakmak, bizim kendimizi parlatma işini tetikleyen sebeplerden yalnızca biridir. Belki de en güçlüsüdür. Ama dönüp dolaşıp yine kendimize getirir bizi. Onsuz nasıl yaşayacağımız muhasebesiyle baş başa bırakır. Tekrar kendimizi keşfetmeye başlarız. Acıları kendimizce yaşarız, kendi kafamızda oluşturduğumuz bir imaja dönüşür eski sevgilimiz o anda. O olmaktan çıkar. Onun gülüşünü, tavırlarını kutsallaştırırız lanetler okuyarak ve söverek… Ama terk etmiştir bizi, belki de biz onu terk etmişizdir ancak yine de ruhumuza terkedilmişliğin tortusu çökmüştür nefrete bulansa da…

 

İşte o anda yalnızlık aletlerini keşfetmeye başlarız. Önce genel geçer şeyleri deneriz. Yalnız film izleriz, kitap okuruz, hobiler ediniriz, arkadaşlarımıza daha fazla zaman ayırırız. Daha sonra özentilerden sıyrılıp zamanla kendimize ait olanları bulmaya başlarız. Benim şansım yazmayı genç yaşlarda keşfetmiş olmam. Satırlarca, sayfalarca yazabilmem gerçekten soyutlanarak oturduğumda. Kimimiz için müzik, kimimiz için sokaklar, kimimiz için sinema, kimimiz için dostlar… Ama yalnız yaşamayı keşfederiz bir şekilde…

 

Daha sonra karşımıza biri çıkar ve tüm o dişimizle tırnağımızla kazandığımızı yalnızlığı bizlerden çalar. Lanet olsun… Sevgi, tutku, öfke… Ama içimizde her zaman yalnızlığa duyduğumuz korku ve saygı. İşte belki de bu yüzden olgun ilişkilerde çiftler birbirinin yalnızlığına, bir diğerinin zevklerine saygı duymayı öğrenmiş olurlar. Sakın yanlış anlamayın olgun ilişkiler onlarca defa çıkıp ayrılmış kişilerden değil, daha okul sıralarında birlikte olmaya başlayıp evlenmiş kişilerden de çıkar… Zamanla keşfedilen o kabullenilmiş alışkanlıkların bütünüdür o “olgun” denilen kelime. Ve olgun olmak her zaman saygın ve ciddi olmak değil; şımarmak, toplumu umursamadan çılgınlaşmak ama bunu partnerinin karşılıklı bilinciyle yapmaktan geçer…

 

Ve olgun bir ilişkiye sahip olmak ya da ilişkilerin sürdürmenin temelinde yatan sır işte bu kendini kaybetmeme ve diğerinin kimliğine saygı duyma bilincidir. Samimi, olduğunuz gibi biri olun ve bırakın böyle kabullensinler sizi. Sonu görünmeyen ilişkilerinizde bile bunu açıkça ifade etmenin size kaybettirmekten ziyade kazandıracağını gördüğünüzde gerçekten doğru insana veya insanlara yakın olacağınızı fark edeceksiniz.

 

Benim gibi kendini beğenmiş bir yazar özentisinin de aslında bildiğiniz şeyleri size tekrar tekrar anlatmasına göz yumduğunuz için teşekkürler. Bu da benim kendimle mastürbasyonum… Kimse çalamaz bunu benden…

 

Bahadır İçel – Şubat 2007

Reklamlar