Etiketler

, , ,

hr_vantagepoint_os

Vantage Point: Aksayan Bir Suikast Hikayesi

Genelde izlediğim filmler hakkında yazılar yazmayı çok sevmem çünkü çok film izlerim ve iyi sinema yazısı yazmanın iyi film eleştirmenlerinin işi olduğuna inanırım. Bir film hakkında yazı yazıp da diğeri hakkında yazmamak da diğer filme haksızlık etmişim gibi hissetmeme neden olur. Dolayısıyla filmlerle ilgili yazılar yazmaya başladığım an genelde bilgisayar başında saatlerimin geçmiş olduğunu görürüm ve romanım hala bir köşede boynu bükük bekliyor olur. Ancak burası benim blogum olduğuna ve kuralları kendim koyduğuma göre arada bir (gönül ister daha sık olsun ama) sinema yazıları yazmanın da değişik bir tat katacağını düşündüm. Yine de filmi anlatan bir sinopsis ya da ayrıntılı bir eleştiri yazısından ziyade kısa notlardan ibaret olumlu ya da olumsuz, orijinal ya da değil, farklı filmlerle kıyaslayarak sizlere öneriler sunmaya çalışacağım. (Kevin Smith filmi izleyin, geçenlerde bir filmi hakkında yazmaya başladım ve üç sayfadan sonra bıraktım…)

Bu kararı aldığım andan itibaren izlediğim ilk film olan Vantage Point ile başlamak istiyorum. (Filmin konusu hakkında detaylı bilgi için; http://www.imdb.com/title/tt0443274/  ) Vantage Point, bir Amerikan başkanına yapılan suikastı, olayın perde arkasını da ele alarak anlatan tipik bir aksiyon-gerilim filmi. Tüm olayın olup bittiği 23 dakikalık zaman dilimini sekiz ayrı karakterin gözünden bize izleterek gizemi yavaşça çözmemizi sağlıyor. Dolayısıyla akla ortak bir olayda kesişen paralel hikayeleri anlatan Crash (2004), Amorres Perros(2000) gibi filmleri getiriyor ancak ne yazık ki Hollywood’un aksiyon ve şaşaa düşkünlüğü Vantage Point’in hem karakter derinliği bakımından yetersiz hem de hikayenin ite kaka bir kurguya sahip olduğu gerçeğine götürüyor bizi. Her karakterin gözünden anlatılan hikayeler, bizim farklı düşünceler ya da kurgularla birlikte teoriler üretmemizi sağlamaya yetmiyor çünkü bu kısımlar özellikle eksik bırakılmış gibi duruyor ve bizi mecburen filmi sonlandırmaya itiyor. Twistler (sürpriz dönüşler) güçlü değil ve senaryonun da zayıflığı sonuna doğru ortaya çıkarken film ana ekseninden çıkıp bir adam kaçırma, zorla teröre yataklık etmek zorundan kalan insanların trajedisine doğru kayarak hem yeni ulaşmaya çalıştığı bu mesajı hem de filmin başladığı noktadaki gizem ve heyecanı bozguna uğratarak elimizde orta halli bir film tadı bırakarak sonlanıyor.

Değişik kurgusu ve ünlü oyuncuları ile kalburüstü bir izlence sunan filmi belki 24 dizisinin meraklıları zevkli bulacaktır ama sinema tarihinde büyük bir yer almayacağı kesin.

Not: Ayrıca filmin karakterlerinden birini Matthew Fox (Lost’un Jack’i) canlandırıyor ve olayın son sahnesi dışında karakterlerin gözünden anlatılan kısımların geçtiği süre 23 dakika.

 

 

 

 

 

Reklamlar