Etiketler

, ,

Bırakın ejder bir kez daha zamanın rüzgarlarına binsin…

Zaman Çarkı Serisi, 12 ciltten oluşan  (bir de olayların öncesini anlatan Yeni Bahar kitabını sayarsak 13) ve şu ana kadar tek yazar tarafından yazılıp yayınlanmış en kapsamlı fantastik kurgu serisi olarak kabul edilir.

Robert Jordan’ın aramızdan ayrılmasına rağmen son kitabının çoğunu tamamladığı bilinmekte ve 2009 yılı itibarıyla son kitap olan Işığın Anısı (A Memory of Light) isimli cilt de elimizde olacak. Bu kadar kapsamlı bir seriyi burada bir yazıyla incelemek mümkün değil ancak naçizane bir okuyucu olarak bu kitabı okumayı düşünenler için ya da okuyanlar için birkaç detayın altını çizmeyi uygun gördüm çünkü ne zaman arkadaşlarla bir araya gelsem Zaman Çarkı serisini okumayı düşündüklerini ya da bir iki kitaptan sonra vazgeçtiklerini gözlemliyorum. Ancak tüm seriyi bitirme cesareti gösterenler gerçekten az ve onlar da şöyle ağız tadıyla tartışılacak bir platform bulamamaktan şikayetçi (www.dragonmount.com ve www.wheeloftime.org İngilizce resmi siteler – umarım bu aralar ya da bu yazıdan sonra ufak bir Türkçe forum ya da fan sitesi açma azminde bulunanlar olur)   

Genelde okuyucuları beğeni olarak ikiye bölen Zaman Çarkı serisinin en çok göz korkutan yanı hacimli olması ve çok sayıda kitaba yayılmış olması. Robet Jordan’ın detaycı ve betimleyici anlatımı aksiyon sever okuyucuları zaman zaman sekteye uğrattığı doğru. Ayrıca hayal gücüne fazla iş bırakmayıp giysileri, yapıları, şehirleri, insanları didik didik anlatması da çoğu zaman eleştirilse de aslında pek çok okuyucunun imgeleminde farklı izler bıraktığı da bir gerçek. Hayal gücüne ket vurmaktan ziyade zenginleştirdiğini düşünerek ele alırsak eğer bence bu bizde sıkıntı yaratmayacaktır. Çünkü çok zengin ve detaylı bir dünya Jordan’ın yarattığı. İçine girince kaybolabileceğiniz bir dünya gerçekten de. İyi bir okuyucu olduğumu düşünürüm ancak kitaplar ilerledikçe ve özellikle yan karakterler arttıkça, seriyi  not tutmadan okumanın zorluğunu hissettim. Her ne kadar gerekli yerlerde karakterlerin yaşadıklarını hatırlatarak ve içinde bulundukları psikolojik durumlara yeterli atıflar yaparak bizi kafa karışıklığından kurtarmayı başarsa da Robert Jordan, çok fazla karakter kullanma gibi bir handikaba düşmüş kitapta. Bu da hikayenin biraz ağır aksak ilerlemesine yol açmış. Ancak bunu da bir kahramanlık öyküsünden çok bir dünya, tüm dinamikleri ve yönleri ile bir çağ yaratma amacıyla yapmış. Olağan kahraman odaklı fantastik kurgulardan biraz farklı bir yol izliyor bu tarzla. Yine bir baş kahramanımız (Rand Al’thor) ya da yan kahramanlarımız (Lan, Nynaeve, Egwene,Perrin, Mat …) olsa da her ciltte bizimle tanışan ve kendi hayatlarını desenimize dokuyan karakterler bir anda takibi zor bir kader ağı oluşturuyorlar. Hepsi ayrı bir soru işareti koyarken hikayeye, pek çok olay kendi içinde çözülüp sonuca bağlansa da yeni soru işaretleri arasında gözden kaçabiliyor ve etkisini yitirebiliyor. Yine de her daim dinamizm ayakta duruyor. Hikaye ve karakter gelişimi yavaş görünse de çok derinlikli ve etkileyici.

 

Okumayanlar için kısacık birkaç bilgi ve karşılaştırma yapmak gerekirse;

 İyi ve kötünün yıllardır çekiştiği bir dünyada bir nevi kader olarak tanımlayabileceğimiz bir  “desen” söz konusu. Her çağda dünyaya gelen ve ışığın peygamberi diyebileceğimiz “Ejder” ise tekrar tekrar doğan bir avatar. Dünyayı karanlıktan ve acıdan kurtarması bekleniyor ancak bunu yaparken de bir kıyamet, “Dünyayı Kırması” gibi bir olasılık var. Bunun nasıl olacağını, dünyanın nasıl etkileneceğini kimse bilmiyor. Ancak iyi olduğu kadar da kötü bir olasılık “karanlığın kazanma olasılığı” da söz konusu çünkü Karanlık Varlık her çağda verdiği mücadelede daha hırslı ve daha kalıcı etkiler bırakıyor dünyada. Örneğin “saidin” (tek güç) dediğimiz bir nevi insanüstü yeteneğin (sihir gücünün) eril yarısını kirletmeyi ve tüm erkek tek güç kullanıcılarını delirtmeyi başarmış Karanlık Varlık. Dolayısıyla bu da bizim yeni Ejderimizin, kurtarıcımızın ayrıca deli olduğu gerçeğini karşımıza çıkarıyor. Gücün eril yarısının kirlenmesi sadece kadın kullanıcıları hayatta bıraktığı için kadın egemen toplumla karşı karşıyayız ve bu kadın güç kullanıcıları Aes Sedai’ler (evet Jedi tanımına çok yakınlar) ise dünya üzerinde etkili olan Beyaz Kule’nin temsilcileri, korkulan ve saygı duyulan figürler. Erkek güç kullanıcılarını da bir tehdit olarak görüp ehlileştirmek ya da yok etmek için avlamayı da görev edinmişler.  Daha fazla detaya girmeden hikayemiz; Ejder olduğu düşünülen genç bir adamın, elindeki güç ile çevresindeki yakın arkadaşlarının da kaderini etkileyerek basit bir köylüden tüm dünyayı ayakları altında titreten bir imparatora, sürekli karanlıkla savaşmaya ve bu arada delirmemek için uğraşmaya mahkum bir adama dönüşümüyle ilgili olduğu su götürmez.  Her ne kadar bu şekilde ifade edilince kulağa dağınık gelse de Zaman Çarkı dünyasının zenginliği ve derinliği onu eşi bulunmaz bir hazineye çeviriyor. Ajahlar, muhafızlar, Ailler, Angrealler, Işığın Çocukları, Afet, Boru Avı, Dehşetlordları, Delilik Zamanı, GölgeAdamlar, Yabaniler, Karanlık Dostları, Trolloclar, Taverenler, Ogierler, Yurtlar gibi belki de yüzlerce özgün terimi barındıran,  çok zengin, kendi yarattığı bir literatüre sahip Zaman Çarkı.   

Yenilikçi, zengin dünyaları seven ve uzun soluklu, hiç bitmeyecekleri bir yolculuğun kollarına kendini atmak isteyen fantezi sevenlerin kaçırmaması gereken bir kitap. Ayrıca alternatif tarih sevenlerin de eğer fantastik unsurlar yüzünden soğumayacakları söz konusu ise kesinlikle çok hoşlarına gideceğini düşündüğüm bir çalışma Zaman Çarkı.  

Naçizane önerim kitabı okurken ciltlerin sonundaki sözlüklerden faydalandığınız kadar kendi ufak notlarınızı da almanız gerektiği. Özellikle yeni karşılaştığınız karakterlerin aklınızda tutmak için bir olay-karakter ağacı çıkarabilirsiniz. Çünkü bir süre sonra kimin kime çalıştığı, hangi tarafa geçtiği ya da sadece kim olduğu bile kafa karıştırıcı olabiliyor. Dikkatli okuyucular hiç zorlanmayacaklardır ancak uzun zaman dilimine okumayı yayacak ve bu arada çok farklı şeylerle ilgileneceklerimiz için aradaki kopukluklar bazı kişi ve olayları unutmanıza yol açacaktır.       

Lafı uzatmadan, seriye ilk bakış olarak söyleyebileceklerim bu kadar, meraklananlar kitaplar hakkında detaylı bilgiyi internet üzerinden bulabilirler. İleride çeşitli yazılarla konuyu daha detaylı tartışmalara açmayı düşünüyorum, tabii ki sizden gelecek yorum ve bilgilerle birlikte…

 

 

About these ads